Son güncelleme tarihi:

Kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak adlandırılan ve resmi adıylaYargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Türk hukuk sisteminde hem usul hem de esas bakımından çok sayıda köklü değişikliği beraberinde getirmiştir. Toplumun farklı kesimlerini doğrudan ilgilendiren bu yasal düzenleme; Ceza Muhakemesi Kanunu, İcra ve İflas Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu başta olmak üzere 12’den fazla temel mevzuat üzerinde önemli yenilikler ve revizyonlar içermektedir. Bu çalışmada, 12. Yargı Paketi’nin getirdiği hukuki düzenlemeler, mahkemelerdeki uygulama süreçlerine yansımaları, IBAN mağduriyetleri, HAGB kararlarındaki yeni denetim mekanizmaları, belirsiz alacak davası ve idari yargı kararlarının uygulanması ile kamuoyunda sıklıkla tartışılan af/nafaka söylentilerinin hukuki boyutu detaylı olarak incelenmiştir.

1. 12. Yargı Paketi Kapsamında Genel Af ve İnfaz Düzenlemesi İddiaları

Yargı paketlerinin Meclis gündemine gelmesiyle birlikte kamuoyunda ve sosyal medyada en çok karşılaşılan beklentilerden biri genel af veya özel af düzenlemeleridir. Ancak 12. Yargı Paketi kapsamında herhangi bir genel af, özel af veya kitleleri kapsayan doğrudan bir ceza indirimi yer almamaktadır. Anayasa’nın 87. maddesi uyarınca TBMM’nin genel veya özel af ilan edebilmesi için üye tamsayısının üçte beş çoğunluğunun (360 milletvekili) kabul oyu gerekmektedir. Yasalaşan 12. Yargı Paketi metni incelendiğinde, bu nitelikte bir anayasal nitelikli af maddesinin bulunmadığı görülmektedir. Düzenlemenin temel felsefesi; cezasızlık algısını ortadan kaldırmak, ceza adalet sisteminin işleyişini hızlandırmak ve uzayan yargılamalardan kaynaklanan hak kayıplarını engellemektir.

İnfaz Hukuku Açısından Mevcut Durum

7589 sayılı Kanundaki hesap kullandırmaya ilişkin ceza ve geçiş hükümleri, genel af veya bütün hükümlüler için infaz indirimiyle aynı şey değildir. Koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik değerlendirmesi ise kişinin tabi olduğu infaz hükümleri ve dosya koşulları üzerinden yapılır.

2. 12. Yargı Paketi ile Süresiz Nafaka Kaldırıldı mı? (Nafaka Düzenlemesi Son Durum)

Kamuoyunun ve medyanın en çok odaklandığı, arama motorlarında üst sıralarda yer alan “12. Yargı Paketi ile süresiz nafaka kalkıyor mu?” sorusu, paketin Meclis gündemine taşınmasıyla yeniden alevlenmiştir. Nafaka sistemine ve süresiz nafaka uygulamasına yönelik taslak ve öneriler her ne kadar Meclis koridorlarında ve alt komisyonlarda sıklıkla dile getirilmiş ve tartışmaya açılmışsa da 12. Yargı Paketi’nin nihai metninde nafaka hukukuna ilişkin hiçbir yeni düzenleme, değişiklik veya süre kısıtlaması yer almamaktadır. Dolayısıyla kamuoyunda oluşan beklentilerin aksine, mevcut yasal çerçeve ve süresiz nafaka uygulaması aynen devam etmektedir.

3. Hukuk Davalarında Yargılama Süreleri ve e-Duruşma Esasları

Türk hukuk sisteminin en büyük sorunlarından biri olan “uzun yargılama süreleri”, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (HMK) yapılan değişikliklerle somut sınırlara bağlanmıştır. Yeni düzenlemeler doğrultusunda adil yargılanma ve makul sürede yargılanma hakkının güvence altına alınması hedeflenmiştir.

İki Duruşma Arasındaki 3 Ay Sınırı

Özellikle asliye hukuk, aile ve iş mahkemelerinde duruşma günlerinin 6 ila 8 ay sonrasına verilmesi uygulaması sona erdirilmektedir. Kanunla getirilen emredici kurala göre, bir hukuk davasında aksi zorunlu kılınmadıkça iki duruşma arasındaki süre 3 ayı geçemeyecektir. Mahkeme hâkimi, bilirkişi raporunun beklenmesi, keşif icrası veya yurt dışı tebligatı gibi somut ve hukuki bir mazeret olmaksızın bu süreyi aşamayacaktır.

Gelişmiş e-Duruşma Entegrasyonu

7589 sayılı Kanun m. 22, HMK m. 149 kapsamında ses ve görüntüyle duruşmaya katılımda bazı işlemler dışında el yazısıyla imzaya ilişkin hükümlerin uygulanmamasını düzenler. Bu değişikliğin yürürlük tarihi 31 Ekim 2026 olarak belirlenmiştir. Hüküm, her duruşmanın kendiliğinden uzaktan yapılacağı anlamına gelmez. Katılım kararı ve kanundaki istisnalar ayrıca incelenir.


4. HMK Değişikliği: Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı

7589 sayılı Kanunun 19 ve 20. maddeleri, HMK m. 107’nin yürürlükten kaldırılması ve kısmi davada talep artırımına ilişkin düzenlemeler içerir. Bu değişiklik, önceden açılmış bütün belirsiz alacak davalarının kendiliğinden sona erdiği anlamına gelmez.

Kanunun geçici m. 1/10 hükmüne göre HMK m. 107, yürürlükten kaldırılma tarihinden önce açılan davalarda uygulanmaya devam eder. Yeni düzenlemede, alacağın yalnız bir bölümünün dava edildiği durumda talep konusu aynı davada bir kez, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikat bitene kadar artırılabilir. Artırılan bölümün zamanaşımı bakımından da dava tarihi esas alınır. Dava türü ve uygulanacak usul, açılış tarihi ile talebin niteliği üzerinden belirlenmelidir.


5. Hesap Kullandırmada Ceza İndiriminin Koşulları

Hesabın başkasına kullandırılması tek başına her dosyada aynı ceza sonucunu doğurmaz. 7589 sayılı Kanun m. 13 ile eklenen TCK m. 158/4, dolandırıcılık suçuna iştirakin, haksız menfaat amacıyla ödeme araçlarını veya hesabın kullanılmasını sağlayan gerekli bilgi ya da araçları başkasına vermekle sınırlı olduğu durumdaki indirimi düzenler.

Fail ile Aracının Ayrıştırılması

Bu koşulların oluştuğu kabul edilirse verilecek ceza yarı oranında indirilir. Düzenleme, her hesap sahibine otomatik indirim veya beraat sağlamaz; kast, iştirak biçimi ve diğer deliller ayrıca değerlendirilir. Suç kastının bulunmadığı bir olay ile suçun kanıtlanıp özel indirim koşullarının incelendiği olay birbirinden ayrılmalıdır.

Kanunun geçici m. 1/6–7 hükümleri, belirli kanun yolu ve infaz dosyaları için ayrıca kurallar getirir. İnfaz aşamasındaki ilgili hükümlüler bakımından, mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde zararın tamamen karşılanmasına bağlı özel etkin pişmanlık olanağı bulunur. Bu süre ve koşullar her soruşturma veya kovuşturmaya genellenemez; en yüksek indirim oranının her durumda uygulanacağı söylenemez.


6. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Kararlarında Yeni Dönem

HAGB kararlarına karşı istinaf, ilk kez 2026 tarihli düzenlemeyle başlamamıştır. 7499 sayılı Kanun m. 15 ve 22 ile getirilen kanun yolu ve geçiş düzenlemeleri uyarınca 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen HAGB kararları ile daha önceki kararlar ayrılmalıdır.

İstinaf Kanun Yolu ve Kapsam Dışı Suçlar

1 Haziran 2024’ten önce verilmiş HAGB kararlarında itiraz yoluna ilişkin geçiş hükümleri uygulanmaya devam eder. Sonraki kararlar bakımından CMK m. 231/12’deki istinaf düzenlemesi ve CMK m. 272/3’te saklı tutulan sınırlar birlikte incelenir. Hükmün sonradan açıklanması ile ilk HAGB kararı için başvurulacak yol da aynı kabul edilmemelidir.

7589 sayılı Kanun m. 15, CMK m. 231 hükümlerini yeniden düzenler. Metinde işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi nedeniyle işlediği, Anayasa m. 17 kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar yönünden HAGB uygulanmayacağı belirtilir. Kanun yolu değerlendirmesinde kararın türü, tarihi ve geçiş hükümleri birlikte dikkate alınmalıdır.


7. Miras Hukuku ve İcra-İflas Mevzuatındaki Açık Artırma Yenilikleri

Miras yoluyla intikal eden gayrimenkullerin paylaşımında yaşanan uyuşmazlıklar, mahkemelerin iş yükünü artıran önemli etkenlerden biridir. Ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davalarında taşınmazların icra kanalıyla üçüncü kişilere satılması, mirasçılar arasında mağduriyetlere yol açabilmekteydi.

Sadece Mirasçılar Arasında Satış Usulü

Yeni düzenlemeye göre, miras yoluyla edinilen ve mirasçı olmayan üçüncü kişilerin mülkiyet hakkı bulunmayan gayrimenkullerin satışında ilk açık artırma yalnızca mirasçılar arasında gerçekleştirilecektir. Mirasçılar arasında yapılacak olan ilk satış, muammen bedelin tamamı üzerinden yapılacaktır; bu sayede mirasçılardan birisinin gayrimenkulü ucuza alıp diğer mirasçıları mağdur etme imkanı olmayacaktır. Bilindiği üzere istisnai durumlar dışında mahkeme ve icra dairelerinde yapılan ihaleler muammen bedelin yarısından başlamaktadır. Birinci artırmada satış gerçekleşmezse, ancak bu aşamadan sonra taşınmaz genel açık artırmaya çıkarılarak üçüncü kişilerin katılımına açılacaktır. Teklifin, kanundaki kıymet ve rüçhanlı alacak ölçütleriyle birlikte paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını da karşılaması gerekir. Geçici m. 1/1 gereğince, değişiklik yürürlüğe girmeden önce ilanı yapılmış artırmalarda önceki hükümler uygulanır.

8. İdari Yargı Kararlarının Uygulanması ve Ödeme Bildirimi

İdari yargı kararlarının uygulanmasında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 28 ayrıca dikkate alınmalıdır. Para ödenmesine ilişkin kararlarda, hükmedilen tutar ile vekâlet ücreti ve yargılama giderleri için davacı veya vekili banka hesap numarasını davalı idareye yazılı olarak bildirir. Ödeme, maddenin öngördüğü usul ve süre içinde yapılmazsa genel hükümlere göre infaz ve icra gündeme gelir.

Bu düzenleme 2012 tarihli değişiklikten beri bulunmaktadır; 7589 sayılı Kanunla ilk kez getirilmiş, bütün kamu alacaklarını kapsayan yeni bir başvuru kuralı olarak değerlendirilmemelidir. Kararın niteliği, tebliğ ve bildirim tarihleri ile uygulanacak özel hükümler dosya bazında incelenmelidir.


9. Uygulamada Karşılaşılabilecek Hukuki Sorunlar ve Mahkeme Yaklaşımları

7589 sayılı Kanunun geçici m. 1 ve m. 26 hükümleri tek bir tarihin bütün dosyalar için yeterli olmadığını gösterir. Eski açık artırma ilanları, daha önce açılmış belirsiz alacak davaları ve belirli kanun yolu dosyaları için ayrı geçiş kuralları vardır.

Kanun, 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Kanunun 11, 12 ve 22. maddeleri için öngörülen üç aylık sürenin sonu, 31 Ekim 2026 tarihidir. Diğer maddeler için de kendi yürürlük ve geçiş koşulları kontrol edilmelidir. HAGB konusunda ayrıca 7499 sayılı Kanunla getirilen 1 Haziran 2024 karar tarihi ayrımı önem taşır. Bir dosyaya hangi hükmün uygulanacağı, yalnızca “yeni paket çıktı” denilerek belirlenemez.


10. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. 12. Yargı Paketi ile cezaevinden tahliye veya infaz indirimi olacak mı? Hayır. Pakette doğrudan ceza sürelerini kısaltan bir infaz indirimi veya genel/özel af niteliğinde bir madde bulunmamaktadır.

Cezaevinden salıverilme ve denetim mekanizmaları hakkında detaylar için denetimli serbestlik nedir yazımıza göz atabilirsiniz.

2. 12. Yargı Paketi ile nafaka kaldırıldı mı? Hayır. Kamuoyunda geniş yer bulmasına ve Meclis gündeminde konuşulmasına rağmen, 12. Yargı Paketi kapsamında nafaka mevzuatına ilişkin herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. 3. Hesabımı kiraladığım için dolandırıcılık davası açıldı, bu paketten yararlanabilir miyim? Hesabın kullandırılması otomatik indirim veya beraat sağlamaz. TCK m. 158/4 kapsamındaki özel koşullar ile kast ve iştirak biçimi dosyada değerlendirilir. Belirli kanun yolu ve infaz dosyaları için ayrıca geçiş hükümleri vardır; zarar gideriminin sonucu her dosyada aynı değildir. 4. İdareden alacağım için doğrudan icra takibi başlatabilir miyim? Alacağın ve kararın niteliğine göre değerlendirme gerekir. İYUK m. 28 kapsamındaki para ödemelerinde davacı veya vekili banka hesap numarasını idareye yazılı bildirir. Kanuni usul ve süre içinde ödeme yapılmazsa genel hükümlere göre infaz ve icra gündeme gelir. Bu kural bütün kamu alacaklarına aynı biçimde uygulanamaz. 5. Hukuk davalarında 3 ay kuralı tüm davaları kapsar mı? Kural olarak evet. Hukuk mahkemelerinde iki duruşma arası en fazla 3 ay olabilir. Ancak bilirkişi incelemesi, keşif veya adli tıp raporu gibi zorunlu gecikme hallerinde hâkim gerekçe belirterek süreyi uzatabilir. 6. HAGB kararlarına karşı artık nereye başvurulacak? Kararın tarihi ve türü önemlidir. 7499 sayılı Kanunun geçiş hükümlerine göre 1 Haziran 2024 öncesindeki HAGB kararlarında itiraz rejimi sürer. Sonraki kararlar için CMK m. 231/12 ve m. 272/3 sınırları birlikte incelenir; hükmün sonradan açıklanması ayrıca değerlendirilir.

11. Sonuç

12. Yargı Paketi, Türk yargı teşkilatının hantal yapısını dinamik hale getirmeyi, duruşma sürelerini makul seviyelere çekmeyi ve dijital imkânları yargılamaya entegre etmeyi hedefleyen kapsamlı bir reform adımıdır. Af ve nafaka beklentilerini karşılamamakla birlikte; IBAN mağduriyetlerinden miras kalan malların satışına, HAGB denetiminden e-Duruşma süreçlerine, belirsiz alacak davasına ilişkin değişikliklerden idari yargı kanun yollarına kadar günlük yaşamda ve adliye koridorlarında sıkça karşılaşılan somut tıkanıklıklara pratik çözümler sunmaktadır. Her somut olayın, davanın ve hukuki uyuşmazlığın kendi özel şartları içerisinde değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır. Yasal değişikliklerin mevcut davalarınıza ve hukuki durumunuza etkilerini tam olarak analiz edebilmek için süreçlerinizi uzman bir avukat aracılığıyla yürütmeniz tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: İşbu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye veya danışmanlık niteliği taşımamaktadır. Hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerinizi uzman bir avukat aracılığıyla takip etmeniz önerilir.

Hukuki kaynaklar ve ilgili hükümler

Uyuşmazlık değerlendirilirken olay ve işlem tarihinde yürürlükte olan hükümler ile varsa sonraki değişikliklerin geçiş kuralları birlikte dikkate alınmalıdır.

Bu yazı, Giresun’da bulunan Başusta Hukuk Bürosu tarafından hazırlanmıştır. İşbu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla yazılmış olup, hiçbir şekilde hukuki tavsiye veya danışmanlık niteliği taşımamaktadır. Hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerinizi uzman bir avukat aracılığıyla takip etmeniz önerilir.

İlgili faaliyet alanı: Ceza hukuku.

Yazar:
Giresun Barosu’na kayıtlı avukat · Baro Sicil No: 816