Son güncelleme tarihi:

Soykırım suçu, hem ceza hukuku hem de uluslararası hukuk bakımından en ağır suç tiplerinden biridir. Türk Ceza Kanunu’nda da bu suç ayrı bir düzenleme olarak yer alır. Konunun ağırlığı nedeniyle, yalnızca fiilin ne olduğu değil, hangi amaçla işlendiği de özel önem taşır.

Türk Ceza Kanunu’nun 76. maddesine göre soykırım; bir planın icrası suretiyle, milli, etnik, ırki veya dini bir grubun tamamen ya da kısmen yok edilmesi amacıyla belirli fiillerin işlenmesidir. Burada belirleyici nokta, sıradan bir suç kastından daha ileri giden özel yok etme amacıdır. Bu nedenle her toplu şiddet olayı hukuken soykırım olarak nitelendirilmez.

TCK 76’ya Göre Soykırım Suçunun Tanımı

TCK 76, soykırım suçunu belirli korunan gruplara karşı işlenen ve özel bir plan çerçevesinde gerçekleştirilen fiiller üzerinden tanımlar. Kanun, burada yalnızca neticenin ağırlığına değil, failin amacına da bakar.

Korunan gruplar şunlardır:

  • milli gruplar
  • etnik gruplar
  • ırki gruplar
  • dini gruplar

Bu gruplardan birinin tamamen veya kısmen yok edilmesi amacı yoksa, olayın başka suç tipleri kapsamında değerlendirilmesi gündeme gelebilir.

Soykırım Suçunun Unsurları Nelerdir?

Soykırım suçunun oluşabilmesi için yalnızca ağır bir fiilin işlenmesi yeterli değildir. Kanunun aradığı bazı özel unsurlar vardır.

1. Bir Planın İcrası

Kanun metni, fiillerin “bir planın icrası suretiyle” işlenmesini arar. Bu ifade, suçun rastlantısal ya da anlık bir şiddet eyleminden farklı olduğunu gösterir. Belirli bir hedefe yönelen sistematik bir yapı aranır.

2. Korunan Bir Gruba Yönelme

Mağdurların bireysel kimliği değil, mensup oldukları milli, etnik, ırki veya dini grup esas alınır. Yani fiil, kişilere karşı işlenmiş olsa da hukuki koruma grubun varlığı üzerindedir.

3. Tamamen veya Kısmen Yok Etme Amacı

Soykırım suçunda özel kast bulunur. Amaç, korunan grubun tamamen ya da kısmen ortadan kaldırılmasıdır. Kısmen yok etme amacı da kanun bakımından yeterlidir.

Soykırım Suçu Hangi Fiillerle Oluşur?

TCK 76 kapsamında soykırım suçunu oluşturabilecek fiiller sınırlı şekilde sayılmıştır. Bunlar şunlardır:

  • kasten öldürme
  • kişilerin bedensel veya ruhsal bütünlüklerine ağır zarar verme
  • grubun tamamen veya kısmen yok edilmesi sonucunu doğuracak koşullarda yaşamaya zorlanması
  • grup içinde doğumlara engel olmaya yönelik tedbirlerin alınması
  • gruba ait çocukların bir başka gruba zorla nakledilmesi

Bu fiillerden herhangi birinin, kanunda aranan özel amaçla işlenmesi halinde soykırım suçu gündeme gelir.

Soykırım Suçunun Cezası Nedir?

Suçun faili soykırım saiki nedeniyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. Ayrıca yukarıda sayılan fiillerden hangileri gerçekleştirilmişse, bunlar bakımından da ayrı ayrı cezai sorumluluk doğar. Bu yönüyle suç, hem özel kast hem de işlenen somut eylemler bakımından ağır sonuçlar doğurur.

Soykırım Suçunda Tüzel Kişiler Hakkında Ne Olur?

Suçla ilişkisi olan kurum ve kuruluşların da çeşitli şekillerde cezalandırılabileceği belirtilmektedir. Ceza hukukunda tüzel kişiler hakkında doğrudan hapis cezası değil, güvenlik tedbiri niteliğinde yaptırımlar gündeme gelir. Somut olayın özelliklerine göre bu değerlendirme ayrıca yapılır.

Soykırım Suçunda Zamanaşımı İşler mi?

Hayır. Soykırım saikiyle işlenen suçlar açısından zamanaşımı işlemez. Bunun sonucu şudur: Aradan çok uzun süre geçmiş olması, failler yönünden ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu yaklaşım, suçun insanlık bakımından taşıdığı ağırlıkla bağlantılıdır.

Soykırım ile Diğer Ağır Suçlar Arasındaki Fark Nedir?

Uygulamada en çok karışan konu, her kitlesel saldırının ya da her çok sayıda mağdur içeren olayın soykırım sayılıp sayılmayacağıdır. Cevap hayırdır. Soykırım suçunu diğer ağır suçlardan ayıran temel unsur, belirli bir milli, etnik, ırki veya dini grubu tamamen ya da kısmen yok etme amacıyla hareket edilmesidir.

Bu nedenle hukuki nitelendirme yapılırken yalnızca eylemin ağırlığına değil, hedef alınan grubun niteliğine ve failin amacına da bakılır.

Soykırım Suçunda Korunan Hukuki Değer Nedir?

Bu suçta yalnızca bireylerin yaşamı veya vücut bütünlüğü korunmaz. Aynı zamanda belirli insan topluluklarının varlığını sürdürme hakkı da korunur. Kanunun yaklaşımı, bireysel mağduriyetin ötesinde, bir grubun topluca hedef alınmasına karşı hukuki güvence sağlamaktır.

Sıkça Sorulan Sorular

Soykırım suçu için tek bir öldürme fiili yeterli olur mu?

Tek başına bir öldürme fiili, her zaman otomatik olarak soykırım anlamına gelmez. Fiilin, TCK 76’da belirtilen korunan gruplardan birini tamamen veya kısmen yok etme amacıyla ve plan dahilinde işlenmiş olması gerekir.

Soykırım suçunda mağdur kimdir?

Doğrudan fiile maruz kalan kişiler mağdur konumundadır. Ancak suçun hukuki yönü, bu kişilerin mensup olduğu milli, etnik, ırki veya dini grubun hedef alınmasına dayanır.

Soykırım suçunda zamanaşımı neden işlemez?

Kanun koyucu bu suçu istisnai ağırlıkta kabul ettiği için zamanaşımı öngörmemiştir. Bu sayede çok uzun yıllar sonra dahi ceza sorumluluğu gündeme gelebilir.

Soykırım suçunda yalnızca gerçek kişiler mi sorumlu olur?

Esas cezai sorumluluk gerçek kişilere aittir. Bunun yanında, suçla bağlantılı kurum ve kuruluşlar bakımından da hukuki sonuçlar doğabilir.

Soykırım suçunda özel kast neden önemlidir?

TCK m. 76 bakımından korunan bir grubun tamamen veya kısmen yok edilmesi amacının bulunması gerekir. Öldürme veya yaralama fiilinin varlığı tek başına her olayı soykırım hâline getirmez.

Soykırımda yalnızca öldürme fiili mi düzenlenmiştir?

Hayır. TCK m. 76, kanunda sayılan koşullarla ağır bedensel veya ruhsal zarar verme, yok olmaya yol açacak yaşam koşullarına zorlama, doğumları engelleme ve çocukları başka gruba nakletme gibi fiilleri de düzenler.

Sonuç

Soykırım suçu, TCK 76 kapsamında düzenlenen ve özel kast unsuru nedeniyle diğer ağır suçlardan ayrılan bir suç tipidir. Burada mesele yalnızca öldürme veya zarar verme değildir. Asıl belirleyici olan, milli, etnik, ırki veya dini bir grubun tamamen ya da kısmen yok edilmesini hedefleyen planlı bir iradenin bulunmasıdır.

Bu nedenle soykırım suçu değerlendirilirken, fiilin ağırlığı kadar amaç unsuru, hedef alınan grubun niteliği ve zamanaşımı gibi özel hükümler de dikkatle ele alınmalıdır.

Hukuki kaynaklar ve ilgili hükümler

Uyuşmazlık değerlendirilirken olay ve işlem tarihinde yürürlükte olan hükümler ile varsa sonraki değişikliklerin geçiş kuralları birlikte dikkate alınmalıdır.

Bu yazı, Giresun’da bulunan Başusta Hukuk Bürosu tarafından hazırlanmıştır. İşbu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla yazılmış olup, hiçbir şekilde hukuki tavsiye veya danışmanlık niteliği taşımamaktadır. Hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerinizi uzman bir avukat aracılığıyla takip etmeniz önerilir.

İlgili faaliyet alanı: Ceza hukuku.

Yazar:
Giresun Barosu’na kayıtlı avukat · Baro Sicil No: 816