Av. Salİh BAŞUSTAOĞLU

Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma Davası

Son güncelleme tarihi:

Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma davası, Türk Medeni Kanunu’nun 163. maddesinde düzenlenen özel boşanma sebeplerinden biridir. Eşlerden birinin işlediği suç veya sürdürdüğü yaşam biçimi her durumda doğrudan boşanma kararı verilmesi anlamına gelmez; belirli yasal şartların oluşması gerekir.

Kanunun temel ölçütlerinden biri, ortaya çıkan durum nedeniyle diğer eşten evliliği sürdürmesinin ve birlikte yaşamasının artık beklenememesidir.

Bu dava türünde, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açan olayların hukuki niteliği ve ispat süreci büyük önem taşımaktadır.

Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma Davası Şartları (TMK 163)

TMK m. 163’e göre eşlerden biri;

  • küçük düşürücü bir suç işler veya
  • haysiyetsiz bir hayat sürer

ve bu nedenle onunla birlikte yaşamak diğer eşten beklenemez hâle gelirse diğer eş boşanma davası açabilir.

Kanun ayrıca bu şartlarda davanın her zaman açılabileceğini düzenlemektedir.

Her Suç Boşanma Sebebi midir?

Hayır.

TMK m. 163 herhangi bir suçtan değil, küçük düşürücü suçtan söz etmektedir.

Bu nedenle yalnızca bir eylemin ceza kanunlarında suç olarak tanımlanmış olması tek başına yeterli kabul edilmemelidir. Suçun niteliği, işleniş şekli, toplumdaki etkisi ve olayın evlilik ilişkisine yansıması değerlendirilir.

Küçük Düşürücü Suç Nedir?

Kanunda küçük düşürücü suçların tek tek sayıldığı kapalı bir liste bulunmamaktadır.

Bu nedenle değerlendirme yapılırken suçun türü kadar;

  • suçun işleniş biçimi,
  • olayın ağırlığı,
  • toplumsal etkisi,
  • eş ve aile üzerindeki sonuçları,
  • birlikte yaşamın devam edip edemeyeceği

gibi unsurlar önem taşır.

Suçun Evlilikten Sonra İşlenmesi Neden Önemlidir?

TMK m. 163’e dayalı suç işleme sebebinde boşanma talebi bakımından fiilin evlilik ilişkisi içindeki konumu önemlidir.

Evlilikten önce gerçekleşmiş bir olayın sonradan öğrenilmesinin hukuki değerlendirmesi, evlilik sırasında işlenen suçtan farklı olabilir. Yargıtay uygulamasında TMK m. 163 kapsamında suç teşkil eden eylemin evlilikten sonra gerçekleşmesinin arandığı görülmektedir.

Ceza Mahkûmiyeti Şart mıdır?

Ceza dosyasının seyri ve mahkeme süreçleri, boşanma yargılamasında sunulacak deliller bakımından kritik bir rol oynayabilir.

Ancak aile mahkemesi yalnızca ceza dosyasındaki suç vasfına bakmaz. TMK m. 163 bakımından kanunda belirtilen özel koşulların oluşup oluşmadığını da değerlendirir.

Kesinleşmiş mahkûmiyet kararı, soruşturma belgeleri ve ilgili diğer kayıtlar somut olayda delil olarak önem taşıyabilir.

Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedir?

Haysiyetsiz hayat sürme kavramı, tek bir ahlaki değerlendirmeden ibaret değildir.

Boşanma hukuku bakımından kişinin yaşam biçiminin belirli bir devamlılık göstermesi ve bunun evlilik ilişkisini, diğer eş açısından birlikte yaşamayı beklenemeyecek düzeyde etkilemesi gerekir.

Bu nedenle kişinin yalnızca eşinin hoşlanmadığı bir yaşam tercihinde bulunması otomatik olarak TMK m. 163 kapsamında değerlendirilmez.

Tek Bir Olay Haysiyetsiz Hayat Sürme Sayılır mı?

“Haysiyetsiz hayat sürme” ifadesi esas itibarıyla bir yaşam biçimine işaret eder.

Bu nedenle devamlılık, alışkanlık ve davranış biçiminin sürekliliği değerlendirmede önemlidir.

Buna karşılık tek bir davranış, niteliğine göre başka bir özel veya genel boşanma sebebinin konusunu oluşturabilir.

Kumar Oynamak Haysiyetsiz Hayat Sürme Sayılır mı?

Her kumar olayı bakımından otomatik bir sonuç kurulamaz.

Kumar davranışının sürekli hâle gelmesi, aile ekonomisini ciddi biçimde etkilemesi, ortak hayatı bozması ve diğer eş açısından evliliğin sürdürülmesini beklenemez hâle getirmesi gibi unsurlar değerlendirmede önem taşıyabilir.

Benzer değerlendirme alkol, uyuşturucu veya başka yaşam biçimleri konusunda da olayın özellikleri dikkate alınarak yapılmalıdır.

Birlikte Yaşamanın Diğer Eşten Beklenememesi

TMK m. 163’ün önemli şartlarından biri budur.

Küçük düşürücü suçun veya haysiyetsiz yaşam biçiminin varlığı yanında, bunun sonucunda diğer eşten ortak hayatı sürdürmesinin beklenememesi gerekir.

Dolayısıyla mahkeme olay ile evlilik ilişkisinin devamı arasındaki bağlantıyı da değerlendirir.

İspat ve Deliller

Somut olaya bağlı olarak;

  • ceza mahkemesi kararları,
  • soruşturma ve kovuşturma dosyaları,
  • adli sicil ve ilgili resmi kayıtlar,
  • tanık anlatımları,
  • mesaj ve yazışmalar,
  • banka ve finans kayıtları,
  • kolluk tutanakları,
  • hukuka uygun diğer belgeler

delil niteliği taşıyabilir.

Hangi delilin kullanılabileceği ve nasıl elde edildiği somut uyuşmazlıkta ayrıca değerlendirilmelidir.

Dava Açma Süresi Var mı?

TMK m. 163, m. 162’deki gibi altı aylık ve beş yıllık özel hak düşürücü süre düzenlememektedir.

Kanunda şartların oluşması hâlinde diğer eşin her zaman boşanma davası açabileceği belirtilmektedir.

Bununla birlikte tarafların olaydan sonraki davranışları, birlikte yaşamın devamı ve iddia edilen boşanma sebebinin etkileri yargılamada önem taşıyabilir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görevli mahkeme kural olarak aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde ilgili asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapar.

TMK m. 168 gereğince yetkili mahkeme;

  • eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi veya
  • tarafların davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Eşin herhangi bir suç işlemesi boşanma için yeterli midir?

Hayır. TMK m. 163 küçük düşürücü suçtan söz eder ve ayrıca diğer eşten birlikte yaşamasının beklenememesi şartını arar.

Eş hapse girerse otomatik olarak boşanılır mı?

Hayır. Hapis cezasının bulunması kendiliğinden boşanma kararı anlamına gelmez. Dayanılan hukuki sebebin şartları ayrıca incelenir.

Evlilikten önce işlenen suç TMK 163 kapsamında mıdır?

TMK m. 163’teki suç işleme sebebinin uygulanmasında suçun evlilik sırasında işlenmiş olması önem taşır. Evlilikten önceki olayların başka hukuki sebepler oluşturup oluşturmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Haysiyetsiz hayat sürme için süreklilik gerekir mi?

Kavram bir yaşam biçimini ifade ettiğinden devamlılık değerlendirmede önemlidir. Tek bir olayın hukuki niteliği ayrıca incelenmelidir.

TMK 163 davasında altı aylık süre var mı?

TMK m. 163’te TMK m. 162’deki gibi altı aylık hak düşürücü süre düzenlenmemiştir.

TMK 163’e dayanan iddialar nasıl ispatlanmalıdır?

İddia edilen olaylar somutlaştırılmalı ve ortak yaşamın neden çekilmez hâle geldiği açıklanmalıdır. Ceza dosyası, hukuka uygun belgeler ve tanıklar değerlendirilir; yalnızca soyut bir suçlama veya söylenti yeterli kabul edilmemelidir.

Sonuç

Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, TMK m. 163 kapsamında iki ayrı özel boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir. Her suç veya toplum tarafından hoş karşılanmayan her davranış bu maddeye dayanmak için tek başına yeterli değildir.

Olayın niteliği, davranışların devamlılığı, evlilik üzerindeki etkileri ve özellikle diğer eşten birlikte yaşamayı sürdürmesinin beklenip beklenemeyeceği birlikte incelenir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

Konuya uygun dilekçe örneği:

Giresun Çekişmeli Boşanma Dilekçesi Örneği

Hukuki kaynaklar ve ilgili hükümler

Uyuşmazlık değerlendirilirken olay ve işlem tarihinde yürürlükte olan hükümler ile varsa sonraki değişikliklerin geçiş kuralları birlikte dikkate alınmalıdır.

Bu yazı, Giresun’da bulunan Başusta Hukuk Bürosu tarafından hazırlanmıştır. İşbu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla yazılmış olup, hiçbir şekilde hukuki tavsiye veya danışmanlık niteliği taşımamaktadır. Hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerinizi uzman bir avukat aracılığıyla takip etmeniz önerilir.

Resmî mevzuat kaynakları

Yazıda ele alınan konularla ilgili kanun metinleri: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu.

İlgili faaliyet alanı: Aile hukuku.

Mobil sürümden çık