Son güncelleme tarihi:

Hizmet Tespit Davası Nedir?

Hizmet tespit davası, işçinin fiilen çalıştığı hâlde SGK’ya bildirilmeyen veya eksik bildirilen sigortalı hizmetlerinin mahkeme kararıyla belirlenmesine yönelik davadır.

Davanın amacı yalnızca işverenden para almak değildir. Tespit edilen çalışma süreleri sosyal güvenlik kayıtlarının düzeltilmesi açısından sonuç doğurur.

Hangi Durumlarda Hizmet Tespit Davası Açılabilir?

Örneğin;

  • İşçinin tamamen sigortasız çalıştırılması,
  • Sigorta girişinin fiilî çalışma tarihinden sonra yapılması,
  • Ay içinde 30 gün çalışıldığı hâlde daha az gün bildirilmesi,
  • İşten çıkışın gerçeğe aykırı şekilde erken bildirilmesi,
  • İşçinin başka bir işyeri üzerinden gösterilmesi

gibi durumlarda şartlarına göre hizmet tespiti gündeme gelebilir.

Ücretin Eksik Bildirilmesi Hizmet Tespit Davası mıdır?

Çalışma günlerinin tespiti ile prime esas kazancın gerçeğe aykırı bildirilmesi aynı sorun değildir.

İşçinin çalışma süresi doğru olmakla birlikte ücretinin SGK’ya düşük bildirildiği durumlarda prime esas kazancın tespiti ayrıca gündeme gelebilir.

Talebin doğru hukuki biçimde kurulması önemlidir.

Hizmet Tespit Davasında 5 Yıllık Süre Nedir?

5510 sayılı Kanun kapsamında, Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin tespiti bakımından önemli bir 5 yıllık hak düşürücü süre bulunmaktadır.

Genel kural olarak süre, tespiti istenen çalışmanın geçtiği yılın sonundan itibaren değerlendirilir.

Örneğin yalnızca 2020 yılında Kuruma hiç bildirilmeyen bir çalışma söz konusuysa, 5 yıllık sürenin hesabında 2020 yılının sonu esas alınabilir.

Ancak bu kuralın önemli istisnaları vardır.

5 Yıllık Süre Her Olayda Uygulanır mı?

Hayır.

Çalışmanın SGK’ya çeşitli belgelerle veya resmî kayıtlarla intikal etmiş olması gibi durumlar hak düşürücü sürenin uygulanmasını etkileyebilir.

Örneğin;

  • işe giriş bildirgesi verilmesi,
  • bazı dönemlerin SGK’ya bildirilmiş olması,
  • Kurumun çalışmadan haberdar olması,
  • ilgili resmî kayıtların bulunması

gibi durumlarda somut olay ayrıca incelenmelidir.

Bu nedenle “çalışmanın üzerinden beş yıl geçti, artık hiçbir şekilde dava açılamaz” şeklinde otomatik sonuç çıkarmak doğru değildir.

Hizmet Tespit Davasında Arabuluculuk Zorunlu mudur?

Hizmet tespiti, klasik anlamda işçi alacağı veya tazminatı davası değildir.

Sosyal güvenlik hakkına ve sigortalılık süresinin tespitine ilişkin bu davalarda zorunlu arabuluculuk dava şartı değildir.

Hizmet Tespit Davası Kime Karşı Açılır?

Hizmet tespit davasının temel davalısı, tespiti istenen çalışma dönemindeki işverendir.

Güncel düzenleme ve Yargıtay uygulamasında dava SGK’ya ihbar edilir; Kurum davaya fer’î müdahil olarak katılabilir ve kesinleşen kararı uygulamakla yükümlüdür. Adalet Bakanlığı’nın iş uyuşmazlıklarına ilişkin arabuluculuk kaynağında da bu yapı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararıyla açıklanmaktadır.

Görevli Mahkeme Hangisidir?

Hizmet tespit davalarında görevli mahkeme iş mahkemesidir.

İş mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara iş mahkemesi sıfatıyla görevli mahkeme bakabilir.

Hizmet Tespit Davasında İspat Nasıl Yapılır?

Hizmet tespit davaları sosyal güvenlik hakkını ilgilendirdiği için kamu düzeni yönü güçlü davalardır.

Mahkemenin yalnızca tarafların sunduğu delillerle yetinmeyip gerekli araştırmaları yapması gündeme gelebilir.

Fiilî çalışmanın gerçek ve kesintisiz olup olmadığı araştırılır.

Hangi Deliller Kullanılabilir?

Başlıca deliller:

  • SGK işe giriş bildirgesi,
  • bordrolar,
  • banka kayıtları,
  • ücret ödeme belgeleri,
  • işyeri özlük dosyası,
  • işyeri giriş kartları,
  • vardiya kayıtları,
  • e-postalar,
  • WhatsApp yazışmaları,
  • işyerine ait kamera veya elektronik kayıtlar,
  • vergi ve ticaret kayıtları,
  • tanık anlatımları,
  • komşu işyeri çalışanlarının ifadeleri,
  • kamu kurumlarına verilmiş belgeler

olabilir.

Tanıkla Sigortasız Çalışma İspatlanabilir mi?

Tanık delili hizmet tespit davalarında önemli olabilir.

Ancak tanığın gerçekten aynı işyerinde veya işyerini gözlemleyebilecek konumda bulunup bulunmadığı, hangi tarihlerde çalıştığı ve bilgiyi doğrudan görgüye dayalı olarak edinip edinmediği önemlidir.

Bu nedenle özellikle aynı dönemde çalışan bordro tanıkları veya komşu işyeri çalışanları güçlü delil olabilir.

İşveren “Hiç Çalışmadı” Derse Ne Olur?

İşverenin tek başına çalışmayı inkâr etmesi davanın reddedilmesi için yeterli değildir.

Mahkeme;

  • SGK kayıtlarını,
  • işyeri kayıtlarını,
  • tanıkları,
  • işyerinin faaliyet dönemini,
  • bordroları,
  • ilgili resmî belgeleri

birlikte değerlendirerek fiilî çalışmanın gerçekleşip gerçekleşmediğini araştırır.

İşveren İşyerini Kapatmışsa Dava Açılabilir mi?

Şartlarına göre evet.

İşyerinin kapanmış veya şirketin faaliyetine son vermiş olması geçmişteki fiilî çalışmayı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Ancak işverenin hukuki durumu, tüzel kişiliğin sona erip ermediği ve husumetin kime yöneltileceği ayrıca değerlendirilmelidir.

İşveren Ölmüşse Ne Olur?

Gerçek kişi işverenin ölümü durumunda taraf teşkili ve mirasçıların konumu ayrıca değerlendirilir.

Bu durum davanın niteliğini ve taraflarını etkileyebileceği için usul işlemlerinin doğru yapılması önemlidir.

Hizmet Tespit Davası Emekliliği Etkiler mi?

Evet.

Kesinleşen karar sonrasında tespit edilen hizmet sürelerinin SGK kayıtlarına işlenmesi;

  • prim gün sayısını,
  • sigortalılık süresini,
  • emeklilik şartlarını,
  • bazı durumlarda aylık miktarını

etkileyebilir.

SGK’nın ilgili birimleri, tescil ve hizmet kayıtlarının oluşturulması ve eksik hizmet bilgilerinin işlenmesi işlemlerini yürütmektedir.

Hizmet Tespit Davası ile İşçilik Alacağı Davası Aynı mıdır?

Hayır.

Örneğin bir işçi aynı çalışma dönemi için;

  • sigortasız hizmetlerinin tespitini,
  • ödenmeyen maaşını,
  • fazla mesai ücretini,
  • kıdem tazminatını

talep etmek isteyebilir.

Ancak bu taleplerin hukuki niteliği, arabuluculuk şartı ve süreleri aynı değildir.

Hizmet tespiti sosyal güvenlik hukukuna ilişkin bir tespit talebidir. Ücret ve tazminat talepleri ise ayrıca işçilik alacağı niteliğindedir.

Sıkça Sorulan Sorular

10 yıl önceki sigortasız çalışma için dava açabilir miyim?

Somut olay incelenmeden yalnız süreye bakılarak yanıt verilemez. Beş yıllık hak düşürücü süre kural olmakla birlikte çalışmanın Kuruma intikal ettiği durumlarda istisnalar gündeme gelebilir.

Sigorta girişim var ama primlerim eksik. Dava açabilir miyim?

Eksik bildirilen çalışma günlerinin tespiti şartlarına göre dava konusu yapılabilir.

SGK da davalı mı gösterilir?

Güncel sistemde temel dava işverene karşı açılır ve dava Kuruma ihbar edilir; SGK davaya fer’î müdahil olarak katılabilir.

Arabulucuya gitmek gerekiyor mu?

Hizmet tespit davasında zorunlu arabuluculuk dava şartı değildir.

SGK’ya şikâyet etmek hizmet tespit davasıyla aynı şey midir?

Hayır. Kurumun denetimi ve idari incelemesi ile mahkemede hizmet tespiti farklı yollardır. Kuruma başvuru yapıldığı için dava sürelerinin kendiliğinden korunduğu varsayılmamalıdır.

Sigortasız çalışmayı ispat için hangi belgeler önemlidir?

İşe giriş kayıtları, ücret ödemeleri, işyeri yazışmaları, görev belgeleri ve fiilî çalışmayı bilen tanıklar değerlendirilir. Hizmet tespitinde fiilî çalışma ve çalışma dönemi somutlaştırılmalıdır.

Sonuç

Sigortasız veya eksik bildirilen çalışma emeklilik ve sosyal güvenlik haklarında ciddi kayıplara neden olabilir. Hizmet tespitinde özellikle 5 yıllık hak düşürücü süre, bu sürenin istisnaları ve fiilî çalışmanın nasıl ispatlanacağı dikkatle değerlendirilmelidir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

Konuya uygun dilekçe örneği:

Giresun Hizmet Tespiti Dava Dilekçesi Örneği

Hukuki kaynaklar ve ilgili hükümler

Uyuşmazlık değerlendirilirken olay ve işlem tarihinde yürürlükte olan hükümler ile varsa sonraki değişikliklerin geçiş kuralları birlikte dikkate alınmalıdır.

İlgili hukuk yazıları ve kaynaklar

Bu yazı, Giresun’da bulunan Başusta Hukuk Bürosu tarafından hazırlanmıştır. İşbu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla yazılmış olup, hiçbir şekilde hukuki tavsiye veya danışmanlık niteliği taşımamaktadır. Hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerinizi uzman bir avukat aracılığıyla takip etmeniz önerilir.

Yazar:
Giresun Barosu’na kayıtlı avukat · Baro Sicil No: 816